İetişim Adresim
yunus.emre@hotmail.co.uk
Ara
Takvim
Şubat 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca   Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Arşivim
  • 5 Şu anki çevrimiçi kişi sayısı
  • 65 Aynı anda maksimum kişi sayısı
  • 217786 Toplam ziyaretçi

Efe OKDAN 4,5
by yunusemre
pppp eeee tttt

Archive for Şubat, 2009

Nur İçinde Yat Gazenfer Özcan

gazenfer-ozcan

Usta tiyatrocu Gazanfer Özcan’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyim. Feriköy’de oturduğum 1981-1991 yılları arasında, bize çok yakın olan tiyatrosuna çok defa gitmişimdir. Çok şeker, çok harika bir insandı.. Allah Rahmet Eylesin ve tüm Türkiye’nin başı sağolsun..

file gazanferqo8

Sen Yaşamımın En Güzel Anlamısın Bebeğim

efe-okdan2

img_28071 img_28111 img_28131

www.efeokdan.com

Beren’den Mektup

n1557286607_158762_1836

Fenerbahçe’m,


Aylardır sana geleceğim günün hayaliyle yaşıyordum. Milyonlarca saniye, binlerce dakika, onlarca ay geçti ben sana tekrar kavuşana kadar…
Sarının laciverti beklediği gibi, lacivertin sarıya duyduğu hasretle bekledim o günü… Hep sana geldiğimde binlerce Fenerbahçelinin arasında kaybolmanın huzurunu hissetmeyi, sarı-lacivert formanın anlattıklarını dinlemeyi, atılan bir golde yanındakine sarılmanın anlamını ya da binlerce kişiyle bir türküye eşlik etmenin tarifini hayal ederek bekledim.
Ve bu uzun bekleyişimin sessiz haykırışı bir sevinç çığlığına dönüştü.
Bir grup insan sağladı bunu…
Sevgililerin en güzeline aşk dolu sözler söylersem, aşkıma kavuşabileceğimi söylediler bana. Ben senin aşkından başka bir şey yazmamışım ki Kapadım gözlerimi, sevgililer gününde yanında olabileceğimi düşündüm. O gecenin sonunda sabah olmadığını düşündüm. Gökyüzünün lacivert olduğunu, ayın sarı parladığını düşündüm. İlk defa aşkımı 90 dakikaya sığdırmak zorunda kalmadığımı düşündüm. O gecenin sabahında 55 bin sevdalıyla beraber Papazın Çayırında uyanmanın zevkine vardığımı düşündüm. Uyandığımızda yeşil sahanın çimlerinin kokusunu duyduğumu düşündüm. Kalbim kadar yakın, yıldızlar kadar uzak olduğumu düşündüm sana. Ellerimi uzatıp ama dokunamadığımı düşündüm. Canımı tutuşturan özlem gibi özlemeye devam ettiğimi düşündüm. “Gün gelip bu ömür bitmeyecek mi zaten… O zaman ölümle yaşamı ayıran çizgi, sarıyla-laciverti ayırmasın bu gece ki bu gece burada öleyim, sevgilimin yanında öleyim” dediğimi düşündüm. Sapsarı güneşin altında uyanıp, lacivert rüzgârlar estirdiğimi düşündüm. Zamanın durduğunu, dünyanın sustuğunu, kalplerin atmadığını, yıldızların parlamadığını düşündüm. Yüzyıllık bir şehrin sarı-lacivert öyküsünü baştan yazdığımı düşündüm. Zamana inat Kadıköy’de aşkı 25 saat yaşadığımı düşündüm.
Ve bir baktım ki bırakmamışım içimde hiçbir şey, döküvermişim sana olan sevdamı kelimelere.
Onlarında hoşuna gitmiş sana olan sevdam. “Gel seni buluşturalım seni sevgilinle” dediler. Arabaya atladığım gibi geldim “aşkımı barındıran o şehre” yani senin yanına, yani İstanbul’uma.
Ve rüya gibi bir hafta sonu başlamış oldu. Kadıköy’den başlayarak Kızıltoprak’ı, Altıyolu çekiverdim içime.
Altıyol’da tanıştım beni senle buluşturan o insanlarla. Sarının parıltısı yüzlerine, lacivertin asilliği duruşlarına yansımıştı. Hepsinin yüzünde insanın içini ısıtan ve tanıdık bir gülümseme vardı… Fenerbahçeli gülümseyişi
Senden bahsettik saatlerce. Hepimiz bizdeki “sen”i anlattık. Sonra denize akıttık sevgilerimizi, sokakları renklendirdik, gezindi koca yüreklerimiz “bahçesinde fenerin”, kenetlendi ellerimiz, bir oldu yüreklerimiz.

Biz bunları yaşarken aşk kıskanıyordu hissettiklerimizi, farkındaydık. Hâlbuki bilmiyordu ki, sarı-laciverte boyamıştık kendisini.
Evren de mutluydu bu durumdan. Yağmur damlaları iniyordu lacivert gökyüzünden. Ve ay sarı parlıyordu.
Sadece Fenerbahçelilere ait olan dakikalar yaşattılar bana, ruhumun özgürce dolaşmasını sağladılar o tribünden bu tribüne, dünyada cenneti yaşadım. En önemlisi onlarca harika insan tanıdım. Her bir dakikayı muhteşem birer anıya çevirdiler.
İyi ki varsın Fenerbahçe’m ki öylesine içten, öylesine sıcak, öylesine iyi insanlarla tanıştım sayende, iyi ki tanıdım onları.
İyi ki varsın “Futbol”…
İyi ki varsın “Fenerbahçe”…
İyi ki varsın “FeDeR…”

Saba Beren Gürtaş

 

Yüreğine Sağlık Beren

Fenerbahçe sevdasını en güzel anlatarak birinci olan Beren’in FB TV’ye verdiği, izlerken gözlerimizi dolduran röpörtajı ve birinciliği elde ettiği mesajı.

Bir aşk hikâyesidir Fenerbahçe, gözyaşlarının eksik olmadığı, gülücüklerinse kahkahaları aştığı.
Seni senden olmayanların anlamaması demektir Fenerbahçe.
Yenilsen de, ağlasan da, en kötü gününde bile alayına isyan ederek, inadına savunmaktır sevdanı.
Gülmektir, ağlamaktır ama hiçbir zaman kaybettin diye atkını montunun altına saklamamaktır.
Üzerinde sarı-lacivert çubuklusu veya atkısı olan herkese sevgiyle bakabilmektir. Saraçoğlu’na girerken sosyal statünü, adını, soyadını, mesleğini kapısının dışarısında bırakıp girmektir.
Aşkın birçok rengine kulak asmadan sarı-lacivert diye haykırmaktır tüm şehirlere.
Bir çift renge sevdalı sarı-lacivert yüreklerin yegâne kalp ağrısıdır. Ona gideceğin anları karnında ağrıyla beklemektir. Onunla olduğun gecelerin sonunda sabah olmamasını dilemektir. Bu gecelerin sabahında 55 bin sevdalıyla beraber Papazın Çayırında uyanmanın zevkine varmayı istemektir. Uyandığında yeşil sahanın çimlerinin kokusunu duymaktır.
Gökyüzünü lacivert görmeyi, ayın sarı parlamasını dilemektir.
Kalbin kadar yakın, yıldızlar kadar uzak olmayı istemektir Fenerbahçe’ne. Ellerini uzatıp ama dokunamamaktır. Canını tutuşturan özlem gibi özlemeye devam etmektir onu. “Gün gelip bu ömür bitmeyecek mi zaten, o zaman ölümle yaşamı ayıran çizgi, sarıyla-laciverti ayırmasın ki Saraçoğlu’nda, Fenerbahçe’min yanında öleyim” diyebilmektir.
Sapsarı güneşin altında uyanıp, lacivert rüzgârlar estirmektir. Yüzyıllık bir şehrin, sarı-lacivert öyküsünü baştan yazmaktır. Ve Kadıköy’de zamana inat aşkı 25 saat yaşamaktır Fenerbahçe.

Sarı Lacivert Aşk

 img_3196

14 şubat sevgililer günü için oluşturduğumuz  ” sarilacivertask.com ” sitemize gelen mesajlar içerisinde zorlanarak seçtiğimiz 3 Fenerbahçe aşkı mesajının içinden kazanan renkdaşlarımızla dün dernek lokalimiz olan Cafe Fair’de biraraya geldik. Birinci, Ankara’dan Saba Beren GÜRTAŞ, ikinci Kadıköy’den, Ömer AKYILDIZ ve üçüncü, Denizli’den Selim ERGÜN oldular. Özellikle şehir dışından gelen renkdaşlarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Saba Beren’i en güzel aşk mesajını yazdığı için tebrik ediyorum. Misafirlerimizle önce 82-55 gibi bir farkla kazandığımız , FENERBAHÇE- Galatasaray bayan basketbol maçına, Caferağa’Ya gittik. Ezeli rakibimizi farklı yendiğimiz maç bizleri akşam oynanacak Hacettepe maçı öncesi bir hayli keyiflendirdi. Basketbol maçında rakip takım lehine dozunu fazla kaçırarak küfürlü tezahurat yapan renkdaşlarımızın bizlerde derin bir üzüntü ve hayalkırıklığı yarattığını belirtmek ve başta misafirlerimiz olmak üzere, gerçek Fenerbahçelilerden ve küfüre şahsi anlamda maruz kalan rakip oyunculardan şahsım adına özür dilerim. Basketbol maçı bitiminde yağan yağmur ve soğuk havaya aldırış etmeden soluğu Cumhuriyetin merkezinde aldık. Hayatımda ilk defa bu kadar boş gördüğüm tribünler bende ikinci hayalkırıklığını yarattı ama hiç bir şey neşemizi bozamazdı ve öncesiyle, sonrasıyla oldukça keyifli bir 90 dakika izledik ve tarihi bir fark olan 7 gole de şahitlik yaptık. Gelemeyenler çatlamıştır umarım. Misafirlerimizle ve cefakar, fedakar, aşkıyla buluşmaya gelmiş gerçek Fenerbahçe taraftarlarıyla, derneğimiz FeDeR’in tribününde desteğimizi ve neşemizi sahaya yansıttık ve biricik aşkımızda karşılığını 7 gollü bir demet çiçekle bizlere verdi.

Misafirlerimize, tribünleri dolduran Fenerbahçe aşıklarına, futbolcularımıza, bayan basketbolcularımıza, teknik heyetlere, Aziz Yildirim ve tüm Fenerbahce Cumhuriyeti ekibine çok teşekkür ediyorum, unutulmaz bir 14 şubat yaşattıkları için.

Dünkü rakiplerimiz Galatasaray bayan basketbol takimi oyuncu ve teknik kadrosuna, Hacettepe takimi oyuncu ve teknik kadrosuna ve Aytekin durmaz ve hakem kadrosuna centilmenlikleri ve iyi niyetleri icin ayrica tesekkur ediyor, basarilarinin devamini diliyorum.

Yaptığımız bu unutulmaz organizasyonu ropörtaj yaparak ve ana haberlerde sunarak bizleri onurlandıran başta sayın Fatih DEMİRKOL olmak üzere, Fenerbahçe TV ekibine de çok teşekkür ederim.

askin_bize_yeter img_3144 img_3183 img_3188 img_3194 img_3256 img_3271 img_3272 img_3274 img_3276 img_3279 img_3283 img_32901 img_3305 img_3313 img_3317 img_3323 img_3326 img_3331 img_3335 img_3106

Diğer tüm fotoğraflar Facebook albümlerimde… 

Bowling’e Gittik

img_30161

Dün, Kartal’da bulunan See Side Bowling salonunda Bowling ve çeşitli oyunlar oynadık. Efe’nin bolca eğlendiği gece çok keyifli geçti.

Gebze Ormanındaydık

img_2759 Yönetim Kurulu Üyesi lduğum, Gebze Doğa Sporları Kulübü , GEDOSK’un değrli başkanı Hasan abim ve oğlum Efe ile birlikte bu gün hem temiz hava almak, hem sohbet etmek ve hem de bir iki fotoğraf çekmek için Gebze Ormanı’na gittik. Orman, sahiden insanı dinlendiren bir ortam…

 img_2775 img_2735

Cumhuriyet Kadını Yok Ediliyor

ADAM oğlum !

img_2549

img_2550

img_2551

Elazığlı Mustafa Amca

elazigli-amca

Selamun Aleyküm amca !  Nasılsın ? İyi değilim, her yerim ağrıyor, hastayım. Memlekette olsan daha sağlıklı olurdun sanırım. Yazları gidiyorum ama kışın buraya gelince hastalıktan kurtulamıyorum. İsmin ne senin amca ? Mustafa! Memleket neresi ? Elazığlıyım, sen nerelisin ? Erzurumluyum! Fotoğrafını çekmeme izin verirmisin ? Çek tabi . SAĞ OL !

Salıncaktaki Çocuk

salincaktaki-cocuk

Babam çok uzaklarda… Keşke gelse ya, ama hiç gelmiyor… Baban nerde ? Cevizli’de. Neden gelmiyor peki ? Annemle kavga ettiler, babam küfür etti. Ağlama, gelir elbet baban, işi çıkmıştır. Çok özledim, gelsin artık… Üzülme, ben seni sallarım, sıkı tutun… HAYATA  !!!

Lotos PKO BP Maçındaydık

img_26391

Bayanlar Euroleague’de mücadele eden Fenerbahçemiz, Polonya temsilcisi Lotos PKO BP Gydina’yi uzatma sonunda 79-76′lık skorla maglup ederek adini çeyrek finale yazdırdı.Fenerbahçemiz ceyrek finalde, eski oyuncumuz Pondexter’in de yer aldıgı Rus temsilcisi ve kupanin da favorilerinden Ekaterinburg’la eşleşti.Eşleşmede Rus temsilcisi saha avantajına sahip olacak. Fenerbahçe bayan basketbol takımı oyuncularımızı tebrik ederim.

img_2630 img_27061

Boğaziçi Hayvanat Bahçesindeydik

img_2613 Boğaziçi Hayvanat Bahçesine gittik dün oğlumla, bilmem kaçınçı kere. Büyüyünce veteriner olacağını söyleyen ve evinde onlarca çeşit hayvan oyuncağı olan Efe için çok özel ve önemli bir yer burası. Henüz gelmemeiş, çocuklarını getirmemiş olanlara şiddetle tavsiye ediyorum.

img_2455 img_2471 img_2476 img_2496 img_2531 img_2534 img_2538 img_2539 img_2545 img_2555 img_2564 img_2578

120

120 İzleyemediğim ne kadar yerli film varsa izlemeye çalışıyorum CD teknolojisini kullanarak. Bu günde “120″ isimli yine insanın geberten , ağlamaktan perişan eden ve milli duygulari costuran bir film izledim. Bu gün de diyorum zira şu an saat 05:05.. Hayırlısı olsun :) Film hakkinda söyleyecek doğru kelimeyi bulamıyorum. On numara bir duygu yüklemesi filmi.

İlk Aşk !

ilk-ask1

İyi ki reklamını yapmıyorlar ve sadece bana kalıyor seyretmek. Kimse adından bahsetmese de, rekorlar kırmasa da gişelerde, önemli değil. Sabahın 3′ünde benimle oldu ya , beni hüzünlendirdi, yeter bana. Ne güzel bir film, ne şahane bir duygu paylaşımı. Çetin Tekindor, Vahide Gördüm, Tarık Papuçcuoğlu, Halil Ergenç, Dolunay Soysert ve tüm kadro o kadar güzel bir film ortaya çıkarmışlarki, kelimelerle anlatamam. Hepsini tebrik ediyorum..

Filmi izlemek istiyorsanız TIKLAYIN lütfen.

Canım Oğluma

img_2425

Canımsın, her şeyimsin…

img_2441

Efe’cik Fenerbahçe Dergisinde

2004-aralik

Canım oğlum ilk olarak 2004′ün aralık sayısında ( yukarıdaki ) yer almıştı, şimdi de 2009′un Şubat sayısında yer aldı. Güzel hatıralar bunlar Efecik ve benim için. Canım “Fener Adamı” oğlum benim ! ( öyle diyor kendine )

2009-subat