Archive for Aralık, 2008
Kar Yağdı !

Gece başlayan kar sabah da devam etti ve Efe ile yağışını seyrettik. Karsız yılbaşı olmazdı zaten !

24 Sene Sonra Yine Topaç Attım

Yaklaşık 24 sene önce 10 yaşlarımdayken bir topaçımın olduğunu hatırlıyorum. Geçtiğimiz hafa sonu gittiğimiz oyuncak müzesinde bir adet ” topaç “satın aldık Efe için. Dün akşam elime geçti uzun zaman sonra bir atayım dedim. Nasıl bir şeyse hiç unutmamışım ve çok keyifli dakikalar yaşadık Efe ile.

Dingo’nun Ahırı

Atlı Tramvaylar zamanında, tramvaylar 2 atla çekilirken dik Şişhane yokuşunu çıkabilmek için azapkapı dan takviye at alarak yokuşu çıkabilirlermiş. Tramvay bu haliyle Taksim e kadar gelir, burada çıkartılan atlar,bu gün Taksim alanının batı kısmındaki sular idaresi maksemi ile Fransız konsolosluğu arasında bir ahırda bir süre dinlendirildikten sonra tramvaya bağlanmadan boş olarak Azapkapıya götürülürlermiş.
Taksim deki bu ahırı Dingo adlı bir rum vatandaş işletirmiş. Gün boyu birsürü atın girip çıkmasından dolayı dilimizdeki ”Burası Dingo’ nun ahırı mı giren çıkan belli değil’‘ sözünün buradan geldiği söylenir.
Doku ve Organ Bağışında Bulundum !

Organlarımın alınabileceklerinin tamamını bağışladım. Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin içinde bulunan merkezde tüm organlarınızı bağışlayabilirsiniz. Bağış esnasında iki tane de şahit formunuza imzalarını atıyorlar. Bu formlar Sağlık Bakanlığı’na gönderiliyor ve sisteme girişleri yapılıyor. Tüm bu prosedüre ve size bağışta bulunduğunuza dair kredi kartı boyutu ve kalitesinde bir de kart verilmesine rağmen, ölümünüzden sonra yakınlarınız sizin bağış yapmanıza saygı göstermeyip hastanenin ” Organları Bağışlayacakmısınız ? ” şeklinde talebine, HAYIR, derse bu yaptığınız bağışın hiç bir hükmü kalmıyor. Yani bu bağış aslında tamamen istatistiksel veriler elde edebilmeye ve yakınlarınız için bir nevi sizin bu anlamda vasiyet belgeniz olmaya yaramaktadır. Kartı kırıp çöpe atmanız durumunda sanki hiç bağış yapmamış gibi oluyorsunuz. Toprağın altında çürümesindense bağışlayıp 5 kişinin hayatını kurtarmak istemezmisiniz ? Ben tüm organlarımı bağışladım ve şimdi bağışladığım tüm organlarım aslında birer emanet. Organlarını bağışladıktan sonra sigarayı bırakanlar oluyormuş, emanete iyi bakabilmek için!
KANINIZI BAĞIŞLAYIN LÜTFEN !!!
Geçtiğimiz hafta kardeşimin bir problemi nedeniyle Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acilinde tam 30 saatimi geçirdim. Kardeşime bu süre içerisinde tam 6 ünite O RH+ kan verildi. Hastane gerek E-5 kenarında bulunması ve gerekse çok iyi bir hastane olması sebebiyle inanılmaz bir yoğunluğa sahip. Aklınıza gelebilecek her türlü hasta ve yaralı geliyor acile ve bu hiç kesilmiyor, tam bir can pazarı, sağlık telaşı yaşanıyor. Bu süreçte edindiğim bir kaç tecrübeden biride kan bağışı olayı. Hastanız için kan gerektiği zaman hemen acilin yanında bulunan, Kan Merkezi’ne gönderiliyorsunuz, eğer hastanızın kanı daha önce bağışlandığı için varsa hemen size veriyorlar ve hastanıza yetiştiriyorsunuz. Eğer kan varsa şanslısınız çünkü kan yoksa sizi Kızılay’a yönlendiriyorlar. Bu kötü bir durum çünkü Kızılay’a gidecek arabanızın olması ve cebinizde de kan için para olması lazım ayrıca bu yaşanacak zaman kaybı hastanız için de olumsuz bir durum. Hastane’de eğer hastanız için kan varsa ve saat 15:00′den sonra oluyorsa bu talep kanı size veriyorlar, bu durumda iki alternatifiniz var ya 100 YTL/1 ünite kan parası vereceksiniz ya da kan borçlanacaksınız ve ertsei gün sabah saat 08:00 ila 15:00 arası hangi kan grubundan olursa olsun aldığınız ünite kadar kan bağışlamanız gerekecek yani borçlanacaksınız. Eğer kan talebiniz gündüz gerçekleşiyorsa yani 15:00′den önce ise ya yine 100 YTL’yi ödeyeceksiniz ya da hemen kan bağışlamanız lazım zira kanı vermiyorlar. İlk başta ben bu 100 YTL olayına kendimce tepki koymuş ve bağışlanan bir kan için nasıl olurda para talep ederler demiştim ama sonradan bunun “yerine kan bağışlanması ve merkez’de devamlı kan bulunması ” için caydırıcı bir durum olduğunu anladım. Düşünsenize hiç kimse kan bağışlamazsa kan merkezinde kan nasıl bulunsun! Bir noktadan sonra paran da olsa kan bulamazsın. Anlatmak istediğim olay biri isterse diye değil 3 ay’da bir gidip kan bağışlamak gerekiyor ve bunu da Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi hastanelere yapmak gerekiyor. Kızılay’a git dakikalar harca bilmem ne uzun iş ve inanın bana bir gün kana ihtiyacı olan siz veya sizin bir yakınınız olabilir. LÜTFEN KANINIZI BAĞIŞLAYIN ve bunu hemen yapiniz, inanin o kan belkide bir kaç saat sonra bir hastaya şifa olacak.
Fenerbahçe – Antalya Maçındaydım

Dün gece güzel bir maç oldu ve 2-0 kazandık. Mücadele için elinden gelenin en iyisini yapmaya çabalayan ve galip gelen takımımızı tebrik ederim.
Oyuncak Müzesini Gezdik

Göztepe’de bulunan ve Snay Akın’ın açtığı oyuncak müzesine bir ziyarette bulunduk bu gün. Oldukça keyifli bir müze olmuş ve biz çok beğendik. Sunay Akın’ı tebrik ediyorum ve böylesine anlamlı ve zengin bir kolleksiyonu bizlerle paylaştığı için de çok teşekkür ediyorum. Bir çok ülkenin oyuncaklarını ve bizlere nostalji yaşatan kendi oyuncaklarımızı görme imkanı bulmuş olduk.
Çocukluğum Şehri Feriköy’e Gittim
İlk, orta ve Lise 2′ye kadar geçen süreçte yani 1982-1991 yılları arasında Şişli – Feriköy’de geçti hayatım. Yaşamımdaki bir çok ilklerin yaşandığı bu semt, hayatım boyunca unutamayacağım anıları içinde saklayan ve hala bağlı olduğum bir yerdir. Yıllar sonra acaba neler değişmişti ve nasıldı bu özel semt diye hep merak etmiştim ve dün fotoğraf makinalarımı yanıma alıp Feriköy’e gittim. Çok heyecanlanmıştım, yavaş yavaş ve hafızamı zorlayarak sokaklarda Read the rest of this entry »
Nostalji Ateri Oyunu
80′li yıllarda, ateri salonlarında, PC monitöründe oynadığım ilk ve tek oyundur ” River Raid “.Benim gibi bu oyunu hatırlayan ve seven varsa hemen buradan oyunu İNDİRİN LÜTFEN . İyi eğlenceler diliyorum.
“Madagaskar 2″ yi İzledik Bu Gün
İzlediğimiz ilk animasyon filmlerden biri olan Madagaskar aynı zamanda arşiv filmlerimizden birisi. “Madagaskar 2″ 28 kasımda vizyona girdi ama bize izlemek bu güne nasip oldu. Yine oldukça keyifli ve dolu dolu bir gün daha geçirmiş oldum Efe ile birlikte. Devam filmlerinde en çok korktuğum ve olduğu zaman sinirlenip üzüldüğüm tek şey bazı seslendirmelerin değişmesidir ama çok şükür Madagaskar 2′de tüm sesler aynıydı ve bu da filmi çok keyifle izlememe en büyük ekten oldu. Unutmayın, animasyon filmler sadece çocuklar için değildir bu sebeple özellikle flört edenlere de ben ayrıca tavsiye ediyorum. İşte filmin fragmanı ve Efe ile ilgili bazı kareler. Filmin yapımcılarını ve seslendirme ekibini tebrik ediyorum.
Efe İyileşiyor
Beşiktaş maçı öncesi başlayan ve sonrasında devam eden rahatsızlığı 30 kasım günü ateşinin yükselmesine sebebiyet verdi ve her ihitimale karşı ASM’nin aciline götürüldü Efecik. Yaşına göre oldukça olgun bir karakteri olan Efe ile acile gitmek ve orada geçen sürede oldukça neşeli geçti. Mutlu ayrıldık acilden ve devamında bu günlerde oldukça azalan öksürüğü güzel bir durum.


























